Şarabın Saklanması...
Şarabı diğer içkilerden ayıran en önemli özelliklerden biri yaşayan bir varlık olmasıdır. Her şarap, doğar, gelişir, bir süre sonra yaşam eğrisi inişe geçer ve en nihayet canlılığını yitirir. Oldukça hassas bir yapıya sahip olan şarap, uygun saklama koşullarında korunmazsa bozulur ve gelişimini sürdüremez.
İlk defa Romalıların şarapçılıkta kullandığı fıçılar şaraba çeşitli lezzet ve kokuların geçmesini sağladıkları için şarapçılık tarihinde kısa sürede önemli bir yer edindi. Gözenekli bir yapıya sahip meşe fıçılar, çok az miktarda oksijeni şaraba geçirerek sağlıklı gelişimini sürdürmesini sağlarlar. Bir tür ahşap olan mantar tapalar da aynı nedenle şarapçılıkta kullanılmaktadır.
Şarabın saklandığı bir diğer kap da bilindiği gibi şişedir. Şaraba herhangi bir lezzet katkısı olmayan şarap şişelerinin yatık saklanmasının sebebi, mantar tapasının sürekli şarapla temas etmesini sağlayarak, kurumasını ve çatlamasını engellemektir. Kuruyan mantar hava geçirmeye başlayacağından, şarabın okside olmasına neden olacaktır.
Şarapların saklandığı yerin ısısı şaraplarıyla ünlenmiş Fransız şatolarının taş mahzenlerinin yada güneş ışığı almayan ve şömine bulunmayan serin odalarının sıcaklığında olmalıdır ki, bu sıcaklık 12 – 14 °C civarındadır. Mahzenlerin belli oranlardaki nemli ortamı da, şarap şişelerinin saklanması için ideal ortamı sağlamaktadır. Nem sayesinde yatık saklanan şişelerin mantarlarının dışarıdan da kuruması engellenir.
Günümüzde, mahzenlerin görevini, artık ideal saklama koşullarını sağlayan şarap dolapları görmeye başladı. Özellikle nadir ve değerli şaraplar başta olmak üzere tüm şarapların, şarap saklama dolaplarında korunması önerilmektedir. Bu dolaplar bütün ideal saklama koşullarını şarap severlere sunmaktadır